Dış Ticaret >   Ülke Raporları >   Ülke Raporları

Rusya pazarına dikkat!!!!

Rusya'da kriz nasıl yaşanıyor?

Rusya'da iflas olarak yaşanan bir şirket krizi yok. Ama şirketlerin yüksek bir borçlanma hacmi var (437 milyar dolar). Devlet şirketlere "toparlanın" diyor. Ama işsizlik de yüzde 10'un üstüne çıkmış durumda. Sibirya'da ve Güney Rusya'da bu oran daha da yüksek (FT, 7.08). Krizin bitiş tarihi 2012 olarak veriliyor. 2010 için büyüme öngörüsü sadece yüzde 1. (Sonradan revize edildi ve yüzde 1.6 yapıldı). Krizin en büyük etkisi kent hayatının bir tek işletmeye bağlı olduğu yerleşimler. Bu sayı 460 yerleşime ve nüfusun yüzde 25'ine ulaşıyor. Bu arada Putin'e yakın bir devletleştirme operasyonu çalışıyor. Bu ortamda hiç anlamı yokken, Moskova Kurskaya Metro İstasyonu'na ağustos ayında bir "Stalin Plaketi" yerleştirildi. Gerekçe, "emeğe saygı" olarak gösterildi. Anlaşılan "özüne dönme"nin yeni bir biçiminin uç verdiği ortam koşulları yaşanıyor.

Ruble ile ihracat tuttu mu?

İhracat, ocak-haziran döneminde 1.4 milyar dolardı. Bir önceki yıl 3.4 milyar dolar olduğuna göre, düşüş yüzde 50'den fazla. Oysa klasik ihracat pazarlarında düşüş yüzde 30'u geçmiyor. Demek oluyor ki, ruble ile ihracat bu işte hiç bir farklılık getirmedi. 2 ülke arasında sorun olan "Tam Kontrol Uygulaması" Putin ziyaretinin 24 saat sonrasında 18 Ağustos'ta kaldırıldı. Bu uygulamanın kaldırılmasını İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi olumlu değerlendirdi. (DÜNYA, 21.08). Başkan Tanrıverdi iyimserliğini, "Gümrüklerde malları daha kolay bir şekilde geçirme şansına sahip olursak, tüm sektörler açısından ihracatımız ithalatımızı karşılayacak bir noktaya bile gelebilir" sözleriyle ifade ediyor. Hedef olarak da tekstil ve konfeksiyonda 3 yıl içinde 10 milyar dolarlık ihracatı gösteriyor. Tanrıverdi'ye göre tek engel "Yeşil Hat" uygulamasının olmaması. Ancak LASİAD Başkanı Orhan Altun aksi kanıda. Altun'a göre olay sadece yeni bir denetimini beraberinde getirmiş. Altun'u dinleyelim: Referans fiyat ile uygulanan vergi matrahları, yeniden fiyat kontrolü dedikleri bir sistemle beyan edilmiş rakamı yukarıya çekme ve vergiyi de böylece artırma uygulaması şu anda devam ediyor. Bu da bir TIR başına ortalama verginin 10 bin dolar artması demek. Maliyetlerin keyfi şekilde artırılması, ticarete vurulan bir darbedir! TIR başına katma değeri bilmiyorum ama LASİAD'ın eleştirisi artık neler ihraç etmemiz konusunda anlamlı bir uyarı...

Sınırlı çözümlerin "tarihi bir başarı" olarak nitelendirilmesi sonrası hedeflerin de büyütüldüğü anlaşılıyor (Hürriyet, 10.09) hedef, 5 yıl içinde tekstil ve konfeksiyonda 5 milyar dolarlık bir ihracat. Bunun da "ruble" ile yapılması öneriliyor. Oysa, 250 milyar dolar döviz rezervi olan Rusya'nın dövizle ödeme yapmak gibi bir sorunu yok. Fiyat ve kalitenin uyuşması ise en büyük sorun gözüküyor.

İşin çaresi var mı? Özellikle talebi elastik bir malı üstelik monopol olmayan bir piyasadan satın almıyorsanız tek çözümünüz "off-set hükmünü çalıştırmak"tır. Bununla, karşı ülkenin sattığı ürünün belli bir oranı ihraç hakkına sahip olur. Off-set hükmü, 1989 doğalgaz anlaşmasında vardı sonra Türkiye tarafının politikacısının aymazlığıyla "uçtu." Türkiye ihracatının organize sesi TİM'in, İHKİB ve TGSD'nin teknik desteğini alarak, tek yoğunlaşacağı konu bu olmalı...

2010'da Türkiye taahhüt sektörünü bekleyenler:

2009'da Rusya'da yabancı işçi çalıştırma kotası yüzde 50 oranında azaltıldı. Yeni kuralla, yurtdışına çıkacak tüm işçilerin mesleki eğitimden geçirilerek sertifika sahibi kılınması koşulu getirildi. Ayrıca, 2010'dan sonra yetki belgesi olmayan hiçbir Türkiye taahhüt erbabı bu piyasada çalışamayacak. Bu belgeyi de Rus makamları verecek. Her bir tip iş için ayrı bir yeterlilik belgesi gerekecek. İlgili şirketin ayrıca "yeterlilik" ispatlaması gerekiyor. Yanı sıra teminat mektubu alımında kriz yepyeni bir gündem yarattı. Rus bankaları mektup veremezken,Türkiye bankacılık sisteminin bu pazar için maliyeti arttı. Burada Eximbank desteğinin büyümesi "hayati" önem taşıyor. Bu hayatiyete tanım getirelim: Proje ve ülke kredisi önemli, politik sigortası aktif hale gelmek zorunda. Yurtdışı taahhüt hizmetlerinin "hizmet ihracı" olarak kabul edilmesi, bir diğer anlamlı önlem olabilir. Ama neresinde bakılırsa bakılsın, Rusya kural koymada nerdeyse AB standartların üstüne çıkıyor.

Nükleer ihalesi nereye geldi

Ruslar'ın nükleer santrali, tek teklif. Ancak üretilecek enerjinin fiyatı, astarı yüzünden pahalı bir tabloyu ortaya çıkardı (Yaklaşık 20 Ç). Bu durum, Ağustos başında Türkiye'ye gelen Putin'e iletildi ve indirim istendi ve cevabı "Bizim fiyatımız zaten ucuz" oldu. Teklif sahibi Rus JSC Konsorsiyumu, yeni bir fiyat teklifi için çalışacağı sözünü verdi. Türkiye ise "yüzde 15-25 arasında bir kamu payı" kararı aldı. Bunun üzerine Akenerji'den "Siz firmaların taleplerini dikkate almayıp ihaleye çıkar, daha sonra bu ihaleye teklif veren firmanın hem fiyatında hem de ihale şartlarında değişiklik yaparsanız, bunun sıkıntıları olabilir" tepkisi geldi (DÜNYA, 20.08). Bu arada kamu payının şartnamede yer almadığı ve ancak pazarlık aşamasında dile getirildiği ortaya çıktı. Akenerji'nin bir tespiti daha var ki bunu "yafta" olarak duvara asmak gerek: Nükleer santral devlet politikasıdır. Uzun süreli bir yatırım ve stratejik karardır!

1 Eylül 2009 itibariyle dünya genelinde 426 yeni nükleer santral yapım kararı var (FT, 9.09) Bunların içinde Çin 125 santral ile önü çekiyor. Ama herhalde dünyanın en ilginç "yöntemsiz ihale"sini Türkiye yapıyor, Rusya bu işten memnun ama ya öbür taraf? Daha doğrusu Türkiye, bu ateş pahası olaydan ne kazandı, buna benim aklım ermiyor...

Kenan MORTAN

dunyagazetesi.com.tr

Tarih: 29.09.2009 Salı Sektör: Kaynak: DÜNYA GAZETESI

AnasayfaBize UlaşınSite HaritasıSiteye Davet444 KOBİ
Copyright ©2006 Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
İnternet adresi www.kobigaranti.com olan bu sitede yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup T.Garanti Bankası A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Ancak web sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. T. Garanti Bankası A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.